Yılanın zehri, yalanın sessizliği İsmail ÖZKAN

Sıtkı Şeremetli

Yılanın zehri, yalanın sessizliği
İsmail ÖZKAN
Hayatta bazı tehlikeler vardır; onları uzaktan görünce yolumuzu değiştiririz. Yılan gibi… Çünkü biliriz ki zehri vardır.
Ama bir de öyle bir zehir var ki ne sesi duyulur ne de ayak sesi vardır. Kapıyı çalmaz, izin istemez. Bir sözün içine gizlenir, bir dedikodunun omzuna biner, bir iftiranın kanadına tutunur ve farkına varmadan insanların hayatına sızar.
İşte onun adı yalandır.
Düşündünüz mü hiç?
Yılan sadece karşısındakini sokar. Yalan ise bazen hiç tanımadığı insanları bile zehirler. Bir ağızdan çıkar, onlarca kulağa ulaşır. Sonra o yalan büyür, dallanır, budaklanır. En acısı da, gerçek ortaya çıktığında bile geride kırılmış kalpler, yıkılmış güvenler kalır.
Hayat bana şunu öğretti…
İnsan, doğru söylediği için belki zaman zaman kaybeder gibi görünür. Ama sonunda kazanan yine doğruluk olur. Yalan ise ilk anda sahibine avantaj sağlar gibi görünse de, gün gelir en ağır hesabı yine sahibine ödetir.
Bir söz söylemeden önce kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Bu söz gönül yapacak mı, gönül yıkacak mı?”
Çünkü bazen tek bir cümle, yıllarca kurulan dostlukları bitirebilir. Tek bir iftira, ömür boyu taşınacak bir yük bırakabilir. Dilimizden çıkan her kelime, ya bir dua olur ya da bir yara…
Ne yazık ki çağımızda bilgi çok, ama hakikate ulaşma sabrı az. Duyuyoruz, inanıyoruz, paylaşıyoruz… Oysa doğruluk, aceleyi değil, araştırmayı sever.
Ben hep şuna inanırım:
İnsanın gerçek itibarı, arkasından söylenen güzel sözlerle değil; yüzüne bakıldığında duyulan güvenle ölçülür. Eğer insanlar sizin için, “Onun sözü doğrudur.” diyebiliyorsa, işte o servet hiçbir parayla satın alınamaz.
Onun için gelin, yılanın zehrinden korktuğumuz kadar yalanın zehrinden de korkalım. Çünkü yılan bedeni yaralar; yalan ise vicdanı, dostluğu ve insanlığı yaralar.
Ve unutmayalım…
Doğrunun ayakları yorulabilir ama asla yolu şaşmaz. Yalan ise koşar, gürültü çıkarır, ortalığı kaplar; fakat sonunda dönüp dolaşıp kendi karanlığında kaybolur.
Rabbim dilimizi doğruluktan, gönlümüzü samimiyetten ayırmasın. Çünkü insanın en büyük emaneti, söylediği sözdür.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ