balikesirmeydan

Türkün sahip olduğu büyük özellikler(Göktuğ ŞEREMETLİ)

Sıtkı Şeremetli

Binlerce yıllık dünya tarihine baktığımız zaman pek çok devlet ve milletin tarih sahnesinde bir yıldız gibi parlayıp söndüğünü bir süre yaşadıktan sonra yok olup gittiğini görürüz.Tarih boyunca bir güneş gibi hep parlamasını sürdürebilen pek az millet ve devlet olduğunu ve bunların başında da Türklerin geldiğini görürüz.Bu büyük tarih şuurunun ne olduğunu anlayabilmek için tarih boyunca Türk’ün sahip olduğu büyük özelliklerin neler olduğunu iyi görmek gerekir.Bunu bunu tarihten küçük bir kaç örnekle aktarmaya çalışacağım.
SULTAN ALPASLAN VE ANADOLU
Sultan Alpaslan barış görüşmeleri için Romen Diyojen’e elçiler gönderdi.Ama Diyojen ordusuna o kadar güveniyordu ki Türk elçilerine alaylı bir tavırla sordu:
DİYOJEN:Söyleyin bakalım;sizin şehirlerinizden İsfehan mı daha güzeldir,Hamedan mı?
TÜRK ELÇİSİ-İsfehan
DİYOJEN-Güzel..Zaten Hamedan’ın soğuk olduğunu öğrenmiştik.Biz İsfehan’da,atalarımızda Hamedan da kışlar!
TÜRK ELÇİSİ-Atlarınızın Hamedan’da kışlayacağından emin olabilirsiniz ama,sizin nerede kışlayacağınızı bielemem
Ve Alpaslan Malazgirt savaşını kazanarak Anadolu’nun kapılarını Türklere açtı.
YAVUZ SULTAN SELİM:”BEN BURANIN ANCAK KÖLESİ OLABİLİRİM”
1516 yılında Mekke ve Medine’ye ulaşan Yavuz Sultan Selim için ilk cuma hutbesi verilirken “Hakimül Haremeyn”(Mekke ve Medine’nin hakimi) tabiri kullanılır.Tam bu sırada Yavuz Sultan Selim hiddetle kalkar ve hutbeyi okuyan imama dönerek;
-“Hakimin Haremeyn değil,Hadimül Haremeyn(Mekke ve Medine’nin kölesi),bu şekilde devam et” der.
ATATÜRK:”BABASININ ÇANAKKALE’DE NE İŞİ VARMIŞ?”
Cumhuriyetin ilanından sonra İstanbul’da bir resepsiyon verilir.Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ateşeleri de davet edilir.Davet boyunca İngiliz ateşisinin kendisine dik dik baktığını farkeden Atatürk Yaverini ne olduğunu öğrenmek için yanına gönderir.Döndükten sonra Yaver Mustafa Kemal’e şöyle der:
-Paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum,o da bana Mustafa Kemal’in Çanakkale’de babasını öldürdüğünü söyledi.
Bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:
-Git sor bakalım babasının çanakkale’de ne işi varmış?
TÜRKLERİN TARİHİNİ DE YENMEK LAZIM
Osmanlı’nın çöküş döneminde Rusya Balkanlar’ı Osmanlı’dan koparmak gayesi ile Balkan milletlerine gizliden gizliye silah dağıtıp,bir yandan da fitne tohumları ekerek ayaklandırmaya çalışır.Bu iş için vazifelendirilen Rus generali Çirmayev’in 1877 yılında Bulgaristan da Çar’a gönderdiği gizli raporda:”Buralarda hiç yoktan ordular meydana getirdim.Bu askerleri ölüme sevkediyorum. Fakat bu insanları sendeleten bir engel var;Türklerin yaşayan hatıraları!Ölümden korkmayanlar hatıralardan korkuyorlar.Yalnız Türkleri değil,onların tarihlerini de yenmek lazım.Onlarda herhalde bir sihirbaz zekası var.Bir değil bir kaç istila bile,onların iliklerine işleyen gizli üstünlüklerini yıkmaya bence kafi gelmeyecektir.”diye yazarak oldukça ibretle bir itirafta bulunur.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ