balikesirmeydan

Günün Âyet ve Hadisi

Günün Âyet ve Hadisi

Günün Âyet ve Hadisi

01.08.2022 Günün Âyet ve Hadisi

VAHYİN DİLİNDEN

رُبَمَا يَوَدُّ الَّذٖينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِمٖينَ

ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Esirgeyen bağışlayan Allah’ın adıyla

“Zaman olacak, inkâr edenler, “Keşke müslüman olsaydık!” diye hayıflanacaklar.”

“Bırak onları; yesinler, yararlansınlar, boş ümit oyalasın onları; yakında bilecekler!”

(Hicr Suresi, 2-3)        (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)

TEFSİRİ:

İnkârcıların ileride, İslâm ve müslümanlar karşısındaki tutumlarının haksız ve yanlış olduğunun farkına vardıklarında ve bu tutumun kendilerini götürdüğü kötü âkıbetle karşılaştıklarında hissedecekleri pişmanlık dile getirilmekte, ama bunun boşuna bir hayıflanma olacağına işaret edilmektedir. Bu suretle dolaylı olarak, muhataplara, “Şimdi Allah’ın âyetlerini dikkatle dinleyip onların ışığıyla inanç ve amel hayatınızı aydınlatmazsanız sizin başınıza gelecek olan budur!” denilmektedir.

Tefsirlerde inkârcıların bu pişmanlığı ne zaman ve hangi olay veya olaylar karşısında yaşayacakları konusuyla ilgili, “ölüm sırasında”, “kıyamet saatinde”, “âhirette müslümanların cehennem ateşinden kurtuldukları vakit” şeklinde üç değişik görüş ileri sürülmüştür. Ancak Râzî’nin Zeccâc’a isnat ettiği ve benimsediği “İnkârcı kişi, bir azap manzarasıyla karşılaştığında, müslümanın güzel bir durumunu gördüğünde hep kendisinin de müslüman olmadığına hayıflanacaktır” (XX, 154) şeklindeki yorum en isabetli olanıdır.

“Bırak onları…” buyruğu, Hz. Peygamber’in artık inkârcıları uyarmaktan vazgeçmesini, tebliğ görevini terketmesini öngören bir emir olarak anlaşılmamalıdır. Bu ifade, nefsanî tutkularının kölesi olmak yüzünden büsbütün dalâlette bulunan inkârcıların, bu durumlarıyla muhatap almaya değer sayılmayacak kadar kendilerini değersiz hale getirdiklerini ima etmekte, bu yönüyle onlara karşı ağır bir kınama ve uyarı maksadı taşımaktadır.

“Boş ümit” diye çevirdiğimiz emel kelimesi, sözlükte “istemek, ummak” anlamına gelir. Özellikle ahlâk kitaplarında, gerçekleşmesi uzun zamana bağlı olan ve çok defa elde edilemeyen ümit ve arzular için kullanılır.

Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 331-332

ALLAH RASULÜ’NDEN (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)

“Dört dua vardır ki, redde uğramaz:

– Evine dönene kadar hacca gidenin duası,
– Ailesine dönünceye kadar savaşa gidenin duası,
– Şifa buluncaya kadar hastanın duası,
– Mü’minin mü’mine gıyabında (yüzüne söylemeden ve haber vermeden) yaptığı dua.

Bu dualardan en çabuk kabul edileni, mü’minin mü’mine gıyabında yaptığı duadır.”

(Münavi, Feyzü’l-Kadir, 1/463, no: 915)

GÜNÜN SÖZÜ:

“Çekmedi İslâm, çekmedi hiç bir zaman… Ahmak müslümandan çektiği kadar.”

(Cengiz Numanoğlu)

YENİ ŞAFAK G

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ